Aug 6, 2010
The Civil Wars [Flash 9 is required to listen to audio.]

her bunaldığımda bir bilog açarsam vay halime, göğüs kafesimin içinde bana ait olmayan bir şeyler var gibi, yarısı çıkmış ojelerime bakıp, bakıp; onları çıkarmam gerektğini bilip de hiçbir şey yapmamak gibi, bu aralar cümle içleri hep “hiçbir şey” gibili, üçlü noktalı, kafa karıştırıcı, salaklaştırıcı,sustalı, hafif nemli, göğüs kafesime küçük adamlar kaçmış, sürekli boğazlama eylemi içindeler, elleşmiyorum, bünyemin kalabalıklığı bu sıcaklarda çekilmiyor, kışın birbirimizi ısıtıyoruz oysa, yaz mevsiminde herkesin tatil ihtiyacını tekrar gözden geçirmeli her birimiz ve uzaklaşmalıyız, değil mi şekerim? Allahım ya içime Elif Şafak doğum öncesi halleri kaçtıysa, ne yapardım…

Mevsim değişikliklerinin geçiş süreçl aşamalarını geçtik mi, bu olağandışı tüm mevsim kıpraşmaları olağana düşecek ya, o zaman Siesta larımız olacak bilog, yelpaze altı anne limonataları yahut gölge arası hamak uyku servislerimiz ya da çok gerçekçi olup İngiltere nin tarıma elverişli olmuş topraklarında, üzüm yetiştirip, şaraplarımızı yapabiliriz, tanrının ingilizi ne anlasın şaraptan peh. Dünyamız su dünyası olmadan Koton un her sezona uygun  balık adam kıyafetlerinden almalıyım. 

Tekneler de geri geri gitse, başka neler geri geri gidebiliyordu ki…. neyse.

Bütün salaklığım şu aşkın geçememsinden, adamın beni nasıl öldürmeyip de, süründürmesini keşfetmesinden, nasıl teslimim, zavallı bir ziyanlık, yaptığım her şeyden tuhaf bir pişmanlık duymam ise tam bir sefillik ve ben halen daha bir bok olmamış gibi ilk gün aşıklığım üzerimde, çıkarmaya korkuyorum. 

Ne zaman akıllanacağım ya!

Aug 6, 2010

.

Tek bildiğim,

biraz da uçabiliyor olduğum, sonrası kafa karışıklığı, sabaha ait olamamak ve pek çok şey… 

About
hayat her dönem boktan, ben daha da boktanlaştırabiliyorum... Subscribe via RSS.